240. Sayı Takdim
Kıymetli Okuyucularımız, Kışın bağrında bile donup kalmamalı; tazelenmeli, hazırlanmalı bahara doğru… Bütün safraları atmalı, kalplerin baharı Ramazân’a doğru… […]
Continue reading »Muhteşem Bir Mâzîden İhtişamlı Yarınlara…
Osman Nûri TOPBAŞ NASIL SABAHLADIN? Ashâb-ı kiramdan Hâris bin Mâlik el-Ensârî -radıyallâhu anh-; Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in sohbetinde vecd ile dolar, istiğrak hâlinde yaşardı. Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz bir sabah ona; “–Yâ Hârise, nasıl sabahladın?” diye sorduğunda Hârise -radıyallâhu anh-; “–Hakikî bir mü’min olarak!” cevabını verdi. Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- bu defa; “–Yâ Hârise! Her hâl ve […]
Continue reading »Osman Nûri TOPBAŞ MÂŞITA HÂTUN Mâşıta Hâtun, Firavun’un kızının hizmetkârıydı. Bir gün Firavun’un kızının saçlarını taramak için tarağı alırken «Besmele» çekti. Kız da bunu duydu ve hemen koşup babasına haber verdi. Firavun derhâl Mâşıta Hâtun’u yanına çağırtıp hesap sordu. O da Firavun’a içindeki îman heyecanıyla cesur bir şekilde; “–Sen de bizim gibi bir fânîsin! Nasıl olur da […]
Continue reading »Dr. Ahmet Hamdi YILDIRIM (Şâzelî meşâyıhından Ahmed Zerrûk [v. 899/1494] Hazretleri’nin; tasavvufu, usûl ve fıkıh kaideleriyle anlattığı Kavâidü’t-Tasavvuf ve Şevâhidü’t-Taarruf adlı eserinin tercüme ve şerhine devam ediyoruz.) SEVİYELER, HEDEFLER Müellifimiz, bu kaidede tasavvuf erbâbı hakkında kullanılan; nâsik, âbid, verâ sahibi, zâhid, ârif ve mürid kavramlarını tanıtıyor ve aralarındaki farkları anlamamızı sağlıyor. Ayrıca; Önceki maddede olduğu gibi, […]
Continue reading »Dr. Ahmet Hamdi YILDIRIM ZEKÂTIN EHEMMİYETİ Zekât en önemli ibâdetlerimizden biridir. Cenâb-ı Allah, Kur’ân-ı Kerim’de namazı zikrettiği birçok yerde zekâtı da zikrediyor. Dolayısıyla namaz ve zekât birbirinden ayrılmaz. İki önemli ibâdetimiz: Namaz: Bedenî ibâdet, bedenimizle Rabbimiz’e arz ettiğimiz kulluğumuz. Zekât: Mâlî ibâdet, mal varlığımızla Rabbimiz’e sunduğumuz kulluğumuz. Bu ibâdetlerle alâkalı temel bilgileri öğrenmekle her müslüman […]
Continue reading »Âdem SARAÇ vardisarac@yahoo.com.tr Her iki taraf da yol alıyordu… Mekke müşrikleri; Bedir yolunda, baba-oğul olan iki kişiyle karşılaştılar. Bunlar; Hazret-i Huseyl (Hısl) bin Câbir ile oğlu Hazret-i Huzeyfe el-Yemânî olup, bunların müslüman olduklarını bilmiyorlardı. Fakat buralarda görünce, şüphelendiler. İkisini de yakalayıp sorguladılar: –Siz baba-oğul, nereye gidiyorsunuz böyle? –Medine’ye gidiyoruz. –Ebu’l-Kāsım’ın ordusuna katılmak için gitmediğinizi nereden bilelim peki? –İnanın […]
Continue reading »Prof. Dr. Mustafa CANLI canli20@hotmail.com BİR HADİS: عَنْ أَسْمَاءَ بِنْتِ عُمَيْسٍ الْخَثْعَمِيَّةِ قَالَتْ : سَمِعْتُ رَسُولَ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمَ يَقُولُ : «… بِئْسَ الْعَبْدُ عَبْدٌ سَهٰى وَلَهٰى وَنَسِىَ الْمَقَابِرَ وَالْبِلٰى بِئْسَ الْعَبْدُ عَبْدٌ عَتَا وَطَغَى وَنَسِيَ الْمُبْتَدَا وَالْمُنْتَهٰى…» Esmâ bint-i Umeys el-Has‘amiyye’nin işittiğine göre, Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle buyurmuştur: “…(Gaflete) […]
Continue reading »Sami GÖKSÜN Din duygusu, Allâh’a îman ve ibâdet arzusu, insanlarda yaratılıştan mevcuttur. Bu bakımdan, Hazret-i Âdem -aleyhisselâm-’dan itibaren, insanların bu fıtrî duygu ile Allâh’a îman ve ibâdet ettiklerini bilmekteyiz. Âdemoğullarının, kendilerinde kuvvet ve kudret gördükleri şeylere; ateşe, güneşe, dağa, taşa, hattâ hayvanlara tapmaktan kendilerini alamamış olmaları da, yine bu fıtrî duygu ve ihtiyaçtan ileri gelmiş sayılabilir. Din […]
Continue reading »Yüzakı İhtisas Ahmed bin Hanbel -rahmetullâhi aleyh- buyurur: “Sevdiğin şeyleri Allâh’ın devam ettirmesini istiyorsan, sen de O’nun sevdiği şeylere devam et!”1 Hak Teâlâ, kullarına istedikleri her şeyden bol bol ikrâm etmiştir. Saymaya kalksak sayıp bitiremeyeceğimiz kadar…2 •Sıhhat ve afiyetimiz, •Huzur ve saâdetimiz, •Rızık ve selâmetimiz, •Maddî ve mânevî bütün güzel nasiplerimiz hep devam […]
Continue reading »Z. Özlem ABAY o.abay@hotmail.com İnsanın hakikatini keşfetmesi ve kendi kulluğunun anlamını çözmesi için, gecelerin ihyâsının hayatımızda önemli bir yeri vardır. Gündüzün meşakkat ve yorgunluğundan sonra, hem dinlenmenin ve hem de Rab ile baş başa kalmanın en önemli zaman dilimi gece olmuştur. El ayak çekilip kul kendisiyle baş başa kaldığında, günün muhasebesini yine gecelerde yapmıştır. Kur’ân-ı Kerim’de gece, gündüzden daha fazla zikredilmiştir. […]
Continue reading »Abdullah Mesud HIDIR mahidir@gmail.com Medineli ilk müslümanlardan Üseyd bin Hudayr -radıyallâhu anh-, Evs kabîlesine mensuptu. İkinci Akabe Bey‘atı’nda Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ile görüştü. Hazret-i Âişe -radıyallâhu anhâ- onun hakkında; “Üseyd insanların en fazîletlilerindendi.” derdi. Güzel sözlerinden biri şöyledir: “Bütün ömrümü üç hâl üzerinde geçirmek isterdim: Birincisi, Kur’ân okuduğum ve dinlediğim zamanki hâlimdir. İkincisi, Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve […]
Continue reading »