Mahlâs ve Mahlâs Nükteleri-2

Prof. Dr. Nihat ÖZTOPRAK Mahlâs değiştirme sebeplerinden biri de mahlâsın farklı şekillerde okunarak alay edilmeye müsait olmasıdır. OLMAZ BİR ÂSMÂN İKİ HURŞÎDE CİLVEGÂH Kasım 2006 sayısında yayımlanan “Mahlâs ve Mahlâs Nükteleri” başlıklı yazımızda Türk edebiyatında mahlâs geleneğinden söz etmiş Ahmet Paşa (öl. 1497) ve Necâtî Bey (öl.1509)’in mahlâs konulu kıssalarını nakletmiştik. Âşık Çelebi Tezkiresi’nden öğrendiğimize göre Necâtî Bey, Zâtî mahlâsıyla […]

Continue reading »

Şartlı Organ Bağışı

Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI tali@yuzaki.com Emanetçiye düşen mal sahibinin şartlarına uymaktır. Gözlerini açtığında uzun, deliksiz bir uykudan uyanmış gibiydi. Birkaç saniye için nerede olduğunu anlayamadı. Sonra yavaş yavaş hâfızası yerine gelmeye başladı. Ciddî bir ameliyat için yatmıştı en son. Yıllardır beklediği gün gelmiş, diyalize bağlı çileli hayatından kurtulması için bir umut ışığı doğmuştu. Şimdi inşâallah başarılı bir böbrek nakli ameliyatı sonrasında […]

Continue reading »

Türkçenin Geleceği

Hadi ÖNAL Türkçeye saldırıdaki ana hedef, insanımızda var olan düşünce ve duygu kalıplarını yıkmak, geçmişi ile hâli arasındaki mânâ köprülerini tahrip ederek milletimizi geleceğe karşı duyarsızlaştırmaktır. Bu oyun, gayet açık oynanmaktadır. Düşünmenin, konuşmanın, yazışmanın ve anlaşmanın aracı olan dil; aynı zamanda milletlerin varlığının ve devamlılığının olmazsa olmazlarındandır. Milletleri millet yapan ana unsurların en başında şüphesiz ki dil gelmektedir. Dil, sadece […]

Continue reading »

Din Yolu Hikmet Yoludur

Yard. Doç. Dr. Emin IŞIK Tabip, hastalığa düşmandır, hastaya değil. O, hastalığı yok etmek sûretiyle hastayı kurtarmaya çalışır. Çünkü hastalığa düşman, hastaya dosttur. Allah, bilgi ve hikmetle yaratır, çünkü Alîm ve Hakîm’dir. Hikmet dolu kitabın adı Kur’ân-ı Hakîm’dir. Cenâb-ı Hak, gönderdiği her peygambere, din bilgisi yanında hikmet de vermiş ve son peygambere şöyle emretmiştir: “İnsanları, Rabb’inin yoluna hikmetle ve güzel […]

Continue reading »

Masal

Ayla AĞABEGÜM Anne, baba ve evlâtlardan oluşan aile fertlerine son yıllarda yeni bir fert daha eklendi. Teklifsizce aile içine girmiş, başköşeye oturmuştur. Çocuk gönlüm kaygılardan âzâde/yüzlerde nur, ekinlerde bereket/şakağımda annemin sıcak dizi… Bu mısralar beni çocukluğuma götürdü. Yüzlerde nur mısrası, devrin insanlarını hatırlattı. Harp sonrası yokluk yılları, verilen şehitler, vatan topraklarında hür yaşamanın huzuru, inançlı insanların yüzlerine akseden nur. Türk […]

Continue reading »

“Testilerimizi Dicle’ye Dolu Götürüyoruz”

Yard. Doç. Dr. Yakup ŞAFAK Su; feyiz, bereket, temizlik, ölümsüzlük sembolüdür ve şifa menbaıdır. Şeffâflığı can gibidir. Varlığı meydana getiren 4 temel unsurdan, yani ateş, hava, su ve topraktan biri olan ve hayat kaynağımız bulunan su ve suyla ilgili hâdiseler, benzetmeler, hikâyeler Hazret-i Mevlânâ’nın eserlerinde çokça yer alan unsurlardır. Onun şiirlerinde denizler, ummanlar, akarsular en çok zikredilen kelimeler arasındadır. Bunun […]

Continue reading »

Mesnevî’de Nefis Temsilleri

Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI Cehennemin âlemleri yutmasına rağmen «daha yok mu?» demesi gibi nefs-i emmâre de doymak bilmez. Çünkü cüzler küllün özelliğini taşır, nefis de cehennemin huyunu taşır. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî Hazretleri’nin ölümsüz eseri Mesnevî-i Mânevî’nin ana mevzularından biri, insandaki beden-ruh, nefis-kalp çekişmesinin teşhis ve tedavisidir. Dünya mülkünde, beden hapishanesinde nefsin hâkimiyeti vardır. Bu hapishanede gurbette kalmış olan, aslı yücelere ait […]

Continue reading »

Mevlânâ Gözüyle Mesnevî

Muhammed Ali EŞMELİ “Mesnevî’den maksadım sensin. Mesnevî; dalları, gövdesi ve kökü ile tamamıyla senindir. Mesnevî’nin sözlerinden maksadım; senin sırrındır. Onu meydana ge­tirmekten maksadım, senin sesini duymaktır.” diyerek Mesnevî’sine başlayan Hazret-i Mevlânâ, bu muhteşem eseri yazmaktaki gayesi etrafında mecaz yoluyla şunları söyler: “Dere derin bir yerde akıyordu. Susamış bir adam da orada bulunan bir ceviz ağacına tırmanmıştı. Ağacı silkeliyordu. Ceviz ağacından […]

Continue reading »

Semâzenler

Yard. Doç. Dr. Emin IŞIK Mevlânâ’nın adı anılınca, hemen gözümüzün önüne kelebekler gibi uçuşan semâzenler gelir. Semâ âyini, bir anda bizi, bu maddî dünyadan bir başka âleme götürür. Hazret-i Mevlânâ, gerçek kişiliği ile Mesnevî ve Dîvân-ı Kebîr’de boy gösterir. İlâhî sırları, aşk ehlinin gönlüne oradan seslenir. Ancak ne hikmetse, Mevlânâ’nın adı anılınca, hemen gözümüzün önüne kelebekler gibi uçuşan semâzenler gelir. […]

Continue reading »

İkiyüzlülük Üzerine

Prof. Dr. Ahmet SEVGİ Her Ahmed’in bir Ebûcehil’i olması gayet normaldir. Anormal olan dost görünüp düşmanlık yapmaktır. İkiyüzlülükten nefret ettiği bilinen Mehmed Âkif bir gün dostlarına şöyle der: “İkiyüzlüleri sever oldum, çünkü yaşadıkça yirmi yüzlü insanlar görmeye başladım.” Bugün artık yirmi yüzlüler de tarihe karıştı ve etrafı yüzsüzler sardı. Böyle bir ortamda ikiyüzlülük konusunu ele almak bir anlam ifade eder […]

Continue reading »
1 52 53 54 55 56 59