Emr-i Bi’l-Mâruf; HAKİKÎ İLİM ve TAHSİL…

Osman Nûri TOPBAŞ   KURTARICI SÂLİH AMELLER    Kur’ân-ı Kerim’de, îmân ile sâlih ameller ekseriyetle bir arada zikredilir. Zira sâlih ameller, gerçek bir îmânın âdetâ delil ve tescîli mâhiyetindedir. Sâlih amellerle ispat edilmemiş bir îmânın hakikî olup olmadığı şüphelidir.   Nitekim Rabbimiz soruyor:   “İnsanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece; «Îmân ettik!» demeleriyle bırakılacaklarını mı sandılar?” (el-Ankebût, 2)   Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- de, […]

Continue reading »

Şer‘î Kaidelerle Tasavvuf -42- TAHSİL ve TEDRİS ÜZERİNE…

Dr. Ahmet Hamdi YILDIRIM    (Şâzelî meşâyıhından Ahmed Zerrûk [v. 899/1494] Hazretleri’nin; tasavvufu, usûl ve fıkıh kaideleriyle anlattığı Kavâidü’t-Tasavvuf ve Şevâhidü’t-Taarruf adlı eserinin tercüme ve şerhine devam ediyoruz.)   LÂFIZ ve MÂN    Müellifimiz, özellikle de medreselerde Arapça tahsili yapan kimselere, çok önemli birtakım îkazlarda bulunuyor.    İlimler iki çeşittir:   Birincisi; «ulûm-i âliye» Âlet ilimleri. Sarf, nahiv, iştikak, lügat, belâgat, mantık […]

Continue reading »

Veballeriyle, Sebepleriyle; FÂİZ FECAATİ

Dr. Ahmet Hamdi YILDIRIM    Bakara Sûresi’nin son sahifelerinde, 275 ilâ 281’inci âyetlerde, fâiz hakkında Cenâb-ı Hakk’ın son derece açık ve net mesajları vardır. Bu âyetlerin refâkatinde, günümüz problemlerine temas etmeye çalışalım:   Rabbimiz âhiret penceresinden şiddetli bir îkaz ile mevzuya giriyor:   “Fâiz yiyenler (kabirlerinden), şeytan çarpmış kimselerin cinnet nöbetinden kalktığı gibi kalkarlar. Bu hâl onların;    «–Alım-satım tıpkı fâiz […]

Continue reading »

MÜ’MİNİN DÜNYADAKİ CENNET BAHÇELERİ

Prof. Dr. Mustafa CANLI canli20@hotmail.com   BİR HADİS:   عَنْ عَبْدِ اللّٰهِ بْنِ زَيْدٍ الْمَازِنِيِّ أَنّ رَسُولَ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وسَلَّمَ قَالَ :    « مَا بَيْنَ بَيْت۪ي وَمِنْبَر۪ي رَوْضَةٌ مِنْ رِيَاضِ الْجَنَّةِ »   Abdullah bin Zeyd el-Mâzinî -radıyallâhu anh-’tan rivâyet edildiğine göre, Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle buyurmuştur:    “Evim ile minberim arası, cennet bahçelerinden bir […]

Continue reading »

Mânevî Cihad RAMAZAN ORUCU -1-

Âdem SARAÇ vardisarac@yahoo.com.tr        Rasûlullah -aleyhisselâm-; gelen her âyet-i kerîmeyi, sevgili ashâbına tebliğ ediyor, beyan edilmesi gereken yerleri de açıklıyordu. Ramazan1 orucu ve ardından gelen Ramazan bayramı namazı da bunlar arasındaydı.   Ramazan, hicrî yani kamerî yılın Şâban ayından sonra, Şevval’den önce gelen dokuzuncu ayının adıdır. Genellikle «şehr» (ay) kelimesine izâfe edilip «şehr-i Ramazan» şeklinde kullanılır.   Kur’ân-ı Kerim’de adı geçen […]

Continue reading »

İTAAT ÖLÇÜLERİ

Sami GÖKSÜN   İtaat, kâinatta cereyan eden umûmî bir kanundur. En büyük semâvî varlıklardan en küçük zerreciklere kadar bütün varlıklar, kendilerinden pek çok kudretli ve bilgili yaratıcının koyduğu nizama tam bir itaat gösterirler.   Tabiat kanunlarının hâlikı ve nâzımı Allah, O’nun koyduğu ferdî ve sosyal kanunların bütünü de İslâm’dır. İşte varlıklar arasında özel bir yeri olan insan, ilâhî kanunlar arasında hususî bir […]

Continue reading »

Mesnevî’de; MÜRŞİD-İ KÂMİL -2-

Z. Özlem ABAY o.abay@hotmail.com   Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-;    “Mü’min, mü’minin aynasıdır.” (Ebû Dâvûd, Edeb, 49) buyurmaktadır.    Mevlânâ Hazretleri’ne göre; peygamberler ümmetlerine, mürşid-i kâmiller de müridlerine birer aynadır. Peygamberler Allah Teâlâ’nın Cebrâil -aleyhisselâm- vasıtası ile bildirdiği şerîat ve ahkâmı ümmetlerine, ümmetin mürşid-i kâmilleri ve âlimleri de müridlerine ve halka bildirirler. Mevlânâ Hazretleri, papağanın hikâyesinde bize mürşid-i kâmil ve mürîdin münasebetini anlatır:  […]

Continue reading »

Efendimiz (S.A.S.)’in Gönül Dünyasında HAŞYET, MERHAMET ve ZÜHD

Osman Nûri TOPBAŞ   SAHÂBÎ’NİN ENDİŞESİ   Sevban -radıyallâhu anh- dünyada muhtemelen bir dikili ağacı, bir çadırı bile olmayan fakir bir âzadlı köleydi. Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in huzûruna gelir, sohbetini dinler, hâlden hâle geçer, yine giderdi. Tekrar gelir, yine sohbetini dinler, hâlden hâle geçerdi.   Bir gün huzûr-i saâdete geldi. Hassas bir gönle sahip olan Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, onun hüzün […]

Continue reading »

İslâm’ın Şiârı; NAMAZ…

Osman Nûri TOPBAŞ  NAMAZSIZ BİR DİN?    Mekke’nin fethinden sonra Rasûlullah Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Tâif şehrini de muhasara etmiş, ancak bir müddet sonra kuşatmayı kaldırmıştı.    Bir süre sonra Tâif’te yaşayan Sakîf kabîlesini temsil eden bir heyet Medine’ye geldi. Onlar namazdan affedilmeleri şartıyla îmâna gelip itaat edeceklerini bildirdiler. Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, onların bu tekliflerini;    “Rükûsuz (namazsız) bir […]

Continue reading »

GERÇEK HİCRET ALLÂH’IN YASAKLARINDAN UZAKLAŞMAKTIR

Prof. Dr. Mustafa CANLI canli20@hotmail.com     BİR HADİS:   عَنْ عَبْدِ اللّٰهِ بْنِ عَمْرٍو رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُمَا عَنِ النَّبِيِّ صَلّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ :    « …اَلْمُهَاجِرُ مَنْ هَجَرَ مَا نَهَى اللّٰهُ عَنْهُ »    Abdullah bin Amr -radıyallâhu anhümâ-’dan rivâyet edildiğine göre, Nebî -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle buyurmuştur:   “(Gerçek) muhâcir, Allâh’ın yasakladığı şeylerden uzak duran kimsedir.” (Buhârî, Îmân, […]

Continue reading »
1 4 5 6 7 8 167