Gönüllerin Yönelimi KIBLE MESELESİ -7-

Âdem SARAÇ vardisarac@yahoo.com.tr      اَلَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَعْرِفُونَهُ كَمَا يَعْرِفُونَ اَبْنَٓاءَهُمْۜ وَاِنَّ فَر۪يقًا مِنْهُمْ لَيَكْتُمُونَ الْحَقَّ وَهُمْ يَعْلَمُونَ ۝١٤٦   “Kendilerine (daha önce) Kitap verdiklerimiz (yahudi ve hıristiyanlar) O’nu (Rasûlullâh’ı), kendi öz oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Buna rağmen (yine de) içlerinden bir grup (kıskançlık ve bencillikle) bile bile hakkı (gerçeği) gizlerler.” (el-Bakara, 2/146)   Buradaki hitâbın bu şekilde Rasûlullah -aleyhisselâm-’ın şahsına yöneltilmesi; O’nun arkasındaki müslümanlara […]

Continue reading »

Akîde ve Fıkıh Açısından EHL-İ KİTAP

Dr. Ahmet Hamdi YILDIRIM    Kur’ân-ı Kerim’de insanları önce iki grup görürüz:   •Mü’min ve Kâfir…    Sonra Rabbimiz, küfrün çeşidine göre insanları üç gruba ayırarak da tasnif eder:   •Îmân edenler / mü’minler   •Îmân etmeyenler / kâfirler   •Îmân etmiş gibi gözüken kâfirler / münafıklar.   Yani aslında münafık da kâfir fakat, müslüman gözüktüğü için ayrı bir şekilde adlandırılmış.    […]

Continue reading »

Şer‘î Kaidelerle Tasavvuf -41- HER İLİM, ERBÂBINDAN…

Dr. Ahmet Hamdi YILDIRIM    (Şâzelî meşâyıhından Ahmed Zerrûk [v. 899/1494] Hazretleri’nin; tasavvufu, usûl ve fıkıh kaideleriyle anlattığı Kavâidü’t-Tasavvuf ve Şevâhidü’t-Taarruf adlı eserinin tercüme ve şerhine devam ediyoruz.)   SÜRDÜRÜLEBİLİR İBÂDET HAYATI    Müellifimiz, önceki maddelerde tasavvufî yolların çeşitliliğinden bahsetmişti. Bu maddede, sıradan halk için uygun olan tasavvuf yolunu tarif ediyor:   Altmışıncı Kaide:   “Tasavvufî neşvede, seyr u sülûk […]

Continue reading »

KULLUK, HİZMET, GAYRET ve TEVÂZU

Sami GÖKSÜN “Bir gece, âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulu (Muhammed -aleyhisselâm-)’ı Mescid-i Haram’dan çevresini mübârek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya götüren Allah -celle celâlühû- noksan sıfatlardan münezzehtir; O, gerçekten işitendir, görendir.” (el-İsrâ, 1)   Mîrâcı haber veren, İsrâ Sûresi’nin bu âyet-i kerîmesinde, Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- kul ifadesiyle zikredilmiştir.    Muharref dinleri bozanlar, peygamberlerini kul seviyesinden çıkarıp, onlar hakkında tanrı, tanrının oğlu, ortağı gibi bozuk […]

Continue reading »

Mesnevî’de; MÜRŞİD-İ KÂMİL -1-

Z. Özlem ABAY o.abay@hotmail.com   Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in gönlüne, mânevî terbiye ile yakınlık kurma yolu olan tasavvuf, îmânı ihsan duygusu ile yaşamayı öğretir. Bu da Rabbimiz’e kalben yakınlaşmamızı sağlar. Her yolun bir rehberi olduğu gibi, bu yolun da rehberi; mürşid-i kâmillerdir. Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in mânevî vârisleri olan mürşid-i kâmiller, bizim örnek aldığımız Hak dostlarıdır.   […]

Continue reading »

Zulmün Sonu Hüsran; FEDÂKÂRLIĞIN NETİCESİ ZAFER ve İHSAN

Osman Nûri TOPBAŞ   DÂİMÎ MÜCADELE   Hazret-i Mevlânâ buyurur:   “Ey Hak yolcusu! Gerçeği öğrenmek istiyorsan; Musa da, Firavun da ölmediler!.. Bugün senin içinde yaşıyorlar, senin varlığında gizlenmişler, senin gönlünde savaşlarına devam ediyorlar!”   Muhyiddin İbn-i Arabî Hazretleri de, âdetâ bu sözü şerh ederek şöyle der:   “Benim rûhum Musa; aklım ise Harun’dur.    Nefsim Firavun ve nefsimin hevâ ve hevesi, […]

Continue reading »

Arz-ı Endam Değil; ARZ-I HÂL İÇİN…

Osman Nûri TOPBAŞ   İLTİFÂTA MAZHAR BİR KÖLE    Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz bir gün Medîne-i Münevvere’deki çarşılardan birine uğramıştı. Çarşıda siyâhî bir köle müzâyede ile satılıyordu. Güçlü, kuvvetli bir köle olduğu için tâlibi çoktu.     İslâm’la şereflenmiş olan bu köle;   “–Beni alacak olana bir şartım var.” diyordu. Alıcılardan biri;   “–Nedir o şart?” diye sordu.    Köle; […]

Continue reading »

Şer‘î Kaidelerle Tasavvuf -40- EN GÜZELİN VEÇHELERİ

Dr. Ahmet Hamdi YILDIRIM    (Şâzelî meşâyıhından Ahmed Zerrûk [v. 899/1494] Hazretleri’nin; tasavvufu, usûl ve fıkıh kaideleriyle anlattığı Kavâidü’t-Tasavvuf ve Şevâhidü’t-Taarruf adlı eserinin tercüme ve şerhine devam ediyoruz.)   MAHBUB ve MATLÛB   Müellifimiz; bu iki kaidede, tasavvuf yollarının çeşitliliği meselesini derinleştiriyor.    Elli Sekizinci Kaide:   “En güzele tâbî olmak, hem insan tabiatınca sevimlidir, hem de şerîat tarafından talep […]

Continue reading »

FETVÂLAR ve DİKKAT NOKTALARI

Dr. Ahmet Hamdi YILDIRIM    Fıkıh, hayatımızın her köşesini ihâta eder.    Bizler âkil ve bâliğ olduğumuz andan itibaren mükellefiz. Yeni tabirle yükümlüyüz. Rabbimiz’in emir ve yasaklarını yerine getirmekle yükümlüyüz.    Ef‘âl-i mükellefîn diyoruz: Yani, mükelleflerin işleri. Her işimizin bir hükmü var. Farz, vâcip, sünnet, mendub, efdal, mubah, mekruh, haram ve müfsid…    Bunların tafsilâtı var. İnce ince ayrıntıları var. Çeşitleri ve […]

Continue reading »

Gönüllerin Yönelimi KIBLE MESELESİ -6-

Âdem SARAÇ vardisarac@yahoo.com.tr        وَلَئِنْ اَتَيْتَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ بِكُلِّ اٰيَةٍ مَا تَبِعُوا قِبْلَتَكَۚ وَمَٓا اَنْتَ بِتَابِعٍ قِبْلَتَهُمْۚ وَمَا بَعْضُهُمْ بِتَابِعٍ قِبْلَةَ بَعْضٍۜ وَلَئِنِ اتَّبَعْتَ اَهْوَٓاءَهُمْ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَكَ مِنَ الْعِلْمِۙ اِنَّكَ اِذًا لَمِنَ الظَّالِم۪ينَۢ ۝١٤٥   “Andolsun ki (ey Rasûlüm!) Sen, kendilerine kitap verilenlere (yahudi ve hıristiyanlara) her türlü âyeti/mûcizeyi getirsen, onlar yine de Sen’in kıblene asla dönüp uymazlar (Sana tâbî olmazlar). Sen de […]

Continue reading »
1 5 6 7 8 9 167