Mü’minin En Hayırlı Azığı: TAKVÂ

Prof. Dr. Mustafa CANLI canli20@hotmail.com     BİR HADİS:   عَنْ سَمُرَةَ ، عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ قَالَ :   « اَلْحَسَبُ الْمَالُ ؛ وَالْكَرَمُ التَّقْوَى»    Hazret-i Semüre -radıyallâhu anh-’tan nakledildiğine göre, Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle buyurmuştur:   “Haseb (kişiyi halk nazarında yücelten nitelik) maldır, kerem (kişiyi Allah katında yücelten nitelik) ise takvâdır.” (Tirmizî, Tefsîru’l-Kur’ân, […]

Continue reading »

RABBİMİZ’İN ÜZERİMİZDEKİ HAKKI

Sami GÖKSÜN   Yüce dînimiz İslâm’ın beş temel şartından biri de «Hac»dır. Hicretin dokuzuncu senesinde farz kılınmıştır.    Hac; ihrama girerek ve ibâdet maksadıyla, senenin belli günlerinde, Arafat’ta vakfeye durmak ve Kâbe-i Muazzama’yı tavaf etmektir. Haccın farz oluşu, Kitap, Sünnet ve icmâ ile sâbittir. İnkâr etmek veya önemsememek küfürdür.   Hem bedenî ve hem de mâlî bir ibâdet olan hac; akıllı, zengin, hür, sıhhatli […]

Continue reading »

«KİM ALLÂH’A GÜVENİP TEVEKKÜL EDERSE, ALLAH ONA YETİŞİR.» (ET-TALÂK, 3)

Z. Özlem ABAY o.abay@hotmail.com   “Kader kilidi çok büyüktür, onu ancak Allah açar. Bu sebeple sen O’na teslim ol. O’nun rızâsına sarıl.” (Mesnevî, c. 3/3073) buyurmuştur Mevlânâ Hazretleri Mesnevî’de. Bu hâl âyet-i kerîmede bize şöyle bildirilmiştir:    “Allah onlardan râzı olmuştur; onlar da Allah’tan râzıdır. İşte bu mükâfat, Rabbine haşyet duyana (saygı gösterene) mahsustur.” (el-Beyyine, 8)    Allâh’ın rızâsını kazanmanın yolu, samimiyetle Rabbimiz’e teslim olmaktır. Bunun için de […]

Continue reading »

ÎMAN GÜCÜ

Osman Nûri TOPBAŞ   İKİ ÇEŞİT İNSAN   İnsanlar vardır:   Henüz hayattayken mâzî olurlar. Ya nefislerinin kurbanı olurlar yahut da yaptıkları zulümlerin kurbanı olurlar. İsimleriyle de cisimleriyle de tarihin çöplüğünde yok olur giderler.    İnsanlar vardır:   Yaşarken de öldükten sonra da mâzî olmazlar, gönüllerde yaşarlar. Adları tarihe altın harflerle yazılır. Yaşayışlarıyla, fazîletleriyle ve eserleriyle kendilerinden sonra gelen nesillere […]

Continue reading »

MES’ÛLİYET, FERÂGAT, VEFÂ ve HAKKĀNİYET

Osman Nûri TOPBAŞ   TALEP İLE DEĞİL! Ebû Musa el-Eş‘arî -radıyallâhu anh- anlatır: “Amcamın oğullarından ikisiyle Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in huzûruna girmiştim.  Onlardan biri; «−Yâ Rasûlâllah! İdaresini Cenâb-ı Hakk’ın Sana verdiği vazifelerden birine bizi âmir tayin et!» dedi.  Öteki de benzeri bir şey söyledi.  Bunun üzerine Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «−Vallâhi biz, tâlip olanı veya vazife hırsı bulunanı yönetici […]

Continue reading »

Şer‘î Kaidelerle Tasavvuf -39- ÇEŞİT ÇEŞİT YOLLAR

Dr. Ahmet Hamdi YILDIRIM    (Şâzelî meşâyıhından Ahmed Zerrûk [v. 899/1494] Hazretleri’nin; tasavvufu, usûl ve fıkıh kaideleriyle anlattığı Kavâidü’t-Tasavvuf ve Şevâhidü’t-Taarruf adlı eserinin tercüme ve şerhine devam ediyoruz.)   İKİ MERTEBEDE İHSAN   Müellifimiz, Beşinci Kaide’de, tasavvufun temelinin, Cibrîl Hadîsi diye meşhur olan hadîs-i şerifte tarif edilen İhsan Makamı olduğunu söylemişti. Bu maddede bunu biraz daha açarak kademelendiriyor:   Elli Altıncı Kaide:   […]

Continue reading »

HAKLAR ve HELÂLLEŞMELER

Dr. Ahmet Hamdi YILDIRIM    Ahmed İbn-i Hanbel Hazretleri’ne bir sual sorulmuş:   Bir kadıncağız pusulayla, yani bir not kâğıdıyla soru sordurtmuş. Sual şöyle:   “–Bizler evimizin damında oturup, yün eğiririz. Emîrin meş‘alelerinin ışığı bize kadar geliyor. O ışıkta yün eğirmemiz câiz midir?”   Ahmed İbn-i Hanbel -rahmetullâhi aleyh-;   “–O ışıkta eğirmesin!” dedikten sonra böyle bir suâli soranın kim […]

Continue reading »

Gönüllerin Yönelimi KIBLE MESELESİ -5-

Âdem SARAÇ vardisarac@yahoo.com.tr      Rasûlullah -aleyhisselâm-’ın kıble hakkındaki uygulamaları, bazı nasipsizler tarafından çok farklı şekillerde yorumlanmaya başladığı gibi, ileri geri konuşanlar da çok oldu:   –Bu ne iştir böyle?   –En son ve en mükemmel din diyorsunuz, ama kıbleye bile tam karar vermiş değilsiniz!   –Mescid-i Aksâ neyinize yetmiyordu!   –Mescid-i Harâm’a neden döndünüz sanki!   –Mescid-i Aksâ cihetine yönelip, […]

Continue reading »

NÛR ÜSTÜNE NUR

Prof. Dr. Mustafa CANLI canli20@hotmail.com   BİR HADİS:   عَنْ عَبْدِاللّٰهِ بْنِ عَبَّاسٍ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُمَا قَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ :    اَللّٰهُمَّ اجْعَلْ ل۪ي ف۪ي قَلْب۪ي نُورًا، وَف۪ي لِسَان۪ي نُورًا، وَف۪ي سَمْع۪ي نُورًا، وَف۪ي بَصَر۪ي نُورًا    Abdullah İbn-i Abbas -radıyallâhu anhümâ-’dan nakledildiğine göre Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle buyurmuştur:    “Yâ Rabbî! Benim kalbime […]

Continue reading »

SEVGİYİ ARTIRAN AMELLER

Sami GÖKSÜN     İslâm dîni; müslümanların hukuku, bir ve beraber olmalarının önemi ve ayrılıp dağılmalarının kötülüğü hakkında çok önemli kriterler ortaya koymuştur. Nitekim Kur’ân-ı Kerim’de yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor:    “Mü’minler hakikatte kardeşten başka bir şey değildirler. Artık kardeşlerin arasını bulun. Allâh’a karşı gelmekten sakının ki, merhamet olunasınız.” (el-Hucurât, 11)   Başka bir âyet-i kerîmede ise yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor:  […]

Continue reading »
1 6 7 8 9 10 167