Şer‘î Kaidelerle Tasavvuf -29- TEKRARI GELMEZ ASÂLET

Dr. Ahmet Hamdi YILDIRIM    (Şâzelî meşâyıhından Ahmed Zerrûk [v. 899/1494] Hazretleri’nin; tasavvufu, usûl ve fıkıh kaideleriyle anlattığı Kavâidü’t-Tasavvuf ve Şevâhidü’t-Taarruf adlı eserinin tercüme ve şerhine devam ediyoruz.)   NEBEVÎ MÜJDELERDEKİ FARK   Müellifimiz önceki kaidede, Rasûlullah Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in tezkiye ettiği ilk üç nesle ittibâ etmemiz gerektiğini bildirmişti.    Peygamber Efendimiz’in, ümmetinden bir tâifenin, bir grubun kıyâmete […]

Continue reading »

KÖLENİN İRADESİ

Abdullah Mesud HIDIR mahidir@gmail.com   İbrahim bin Edhem Hazretleri yedinci asırda Belh’te doğdu. Annesi ve babası sâlih kimselerdi. Zengin bir ailenin çocuğu olduğu rivâyet edilir. Yine rivâyete göre; bir gün avlanırken yaşadığı bir hâdise üzerine, lüks ve şâşaalı hayatını terk edip zühd ve takvâ hayatına yöneldi. Bununla yetinmeyip vatanını da terk etti. Kendi ifadesiyle, nefsiyle girdiği bu en çetin mücadeleden galip çıktı. […]

Continue reading »

BİRLİKTE YAŞAMA ZEMİNİNİ GÜÇLENDİRMEK

Raif KOÇAK raifkocak@gmail.com     Yaşadığımız coğrafyanın havasından mı, suyundan mı, yoksa gıdâsından mıdır bilinmez, toptancı bir anlayışa sahibiz. Bu hususiyetimizden dolayı muhatap olduğumuz her insanın bizim gibi olmasını; bizim gibi yemesini, içmesini; bizim gibi düşünmesini, hattâ bizim gibi inanmasını istiyoruz. Başkaları, bizi böyle bir şeye zorladıklarında itiraz edip feryat ediyoruz. Ama mevzu bize benzemeye gelince, onlara bu dayatmayı hem revâ […]

Continue reading »

ÂŞIKLAR ÖLMEZ!

Dr. Halis Ç. DEMİRCAN cetindemircan2@hotmail.com.tr   Yâ Rab, bu ne derttir derman bulunmaz, Benim garip gönlüm aşktan usanmaz, Âşık ki cana kaldı âşık olmaz; Cânın terk etmeyen, mâşukun bulmaz.   Aşk pazarıdır, bu canlar satılır, Satarım canımı kimseler almaz, Âşık, bir kişidir, bu dünya malın; Âhiret korkusun bir pula saymaz.   Bu dünya ol âhiretten içeri, Âşıkın yeri var kimseler bilmez, […]

Continue reading »

KUR’ÂNÎ TÂLİMATLAR -53- Duyguları Tahrip Eden MEDYANIN ÇİRKİN YÜZÜ

Osman Nûri TOPBAŞ       ŞEYTANIN HİLELERİ   Hazret-i Mevlânâ şöyle buyurur:   “Ey Hak yolcusu! Sen müstakîm yolda yürü! Îmansızlara karşı boyun eğme! Yabancılardan yüz çevir!   Din düşmanı olanların başına kılıç ol; sakın tilki gibi yaltaklanmaya kalkışma; arslan ol arslan!”   “İblis sana;    «–Babasının canı!», yani; «Sevgili evlâdım.» der. Böylece o lânetlenmiş şeytan, sözü ile seni kandırmak ister. […]

Continue reading »

TOPLUMDAN MES’ÛLİYETLERİMİZ

Osman Nûri TOPBAŞ   BİR HIRSIZ GELSE!   Hazret-i Ömer, hilâfeti zamanında bir devlet vazifesine bir şahsı mes’ul olarak gönderiyordu. Onu uğurlarken;   “–Sana bir hırsız gelirse ne yaparsın?” diye sordu.   O vazifeli, İslâm’ın hükmünü ifade ederek;   ­“–Onun elini keserim!” dedi.    Hazret-i Ömer, bu şer‘î cezanın zemininde;    •Evvelâ açları doyurmak,    •Fakirlerin zarûrî ihtiyaçlarını gidermek ve    […]

Continue reading »

İRADE ve İDARE

Dr. Ahmet Hamdi YILDIRIM    Memleketimizde seçim var, aynı zamanda mayıs ayı İstanbul’un fethinin sene-i devriyesi…   Oy vermenin fıkhî boyutu ve İslâm’da cihad hususunda akıllara takılan bazı suallere cevap vermeye çalışalım.    OY VERMEK   Oy vermek demek, bir tercihte bulunmak demektir. Eskiden rey denilirdi. O da «görüş» demektir.   Bir insan, her gün binlerce tercihte bulunmak durumunda kalır.   Biz bir müslüman […]

Continue reading »

TOPLUMDAN MES’ÛLÜZ

Abdullah Mesud HIDIR mahidir@gmail.com     Büyük imam ve müçtehid Ebû Hanîfe Nûmân bin Sâbit Hazretleri, 699’da Kûfe’de doğdu. İlim tahsil etti. Hadis ve fıkıhta derinleşti. İlmî silsilesi, hocası Hammâd bin Ebû Süleyman aracılığıyla; Hazret-i Ali, Abdullah bin Mes‘ûd ve Abdullah bin Abbâs’a -radıyallâhu anhüm- uzanır. Irak fıkıh ekolünün kurucularındandır. Bütün İslâm coğrafyasından gelen binlerce talebeye ders verdi. Emevî ve Abbâsî devrinde kendisine gelen kadılık tekliflerini […]

Continue reading »

MİLYONLAR ve MES’ÛLİYET…

Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI tali@yuzaki.com   Zihnimiz ve kalbimiz; söz, fiil ve davranışlarımızın bir karşılığının olması gerektiğini hisseder ve idrâk eder.    İyiyse iyi, kötüyse kötü…    Hele kötü davranışların; bir vebal oluşturan, bir yara açan, bir mağduriyete yol açan fiillerin bir cezasının olması gerektiğini vicdanımızın derinliklerinde hissederiz.    Kelimelerin kökenleri de işaret eder:   •Âkıbet (son)    •Ikâb (ceza)   •Ukbâ (âhiret)   Akabinde, […]

Continue reading »

FATİH ve FETİH

Nurten Selma ÇEVİKOĞLU nurtencevikoglu@hotmail.com   Dünyanın gözdesi, şehr-i İstanbul’u fethederek bizlere muhteşem bir mîras bırakan, Osmanlı Devleti’nin 7. padişahı Fatih Sultan Mehmed Han’ı ve aziz askerlerini; bu güzel Mayıs ayında, hürmet ve saygıyla, rahmet ve Fâtihalarla anmak isteriz.    “Ana gibi yâr, İstanbul gibi diyar olmaz.” denir. Köklü medeniyetimiz, fetih ile insanlık tarihine adını altın harflerle yazdırmıştır. İstanbul’un fethi; yalnızca ülke tarihi açısından değil, […]

Continue reading »
1 4 5 6 7 8 104